Türkiye'de Kuş Gribi
New Page 1



 

 

 

 

Ülkemizde Görülen Kuş Gribi Vakaları

Ülkemizde, ilk Kuş Gribi vak'asına, Balıkesir ili Manyas ilçesinde bulunan ve hayvanların açık alanda beslendiği bir hindi çiftliğinde, yabani kanatlıların göç dönemi olan 2005 yılı ekim ayında rastlanmıştır. Hastalık etkeni H5N1 virüsü Bornova Laboratuvarı tarafından teşhis edilmiş ve İngiltere- Weybridge’de bulunan EU Referans Laboratuvarı'nda doğrulanmıştır.

Ülkemizde İkinci mihrak, Iğdır ilindeki Aralık ilçesinden, Kasım 2005'te bildirilmiştir. Hastalık, köy tavukçuluğu başta olmak üzere, 53 ile yayılmıştır. 2,5 milyon üzerindeki kanatlı hayvan, hastalığın kontrolü amacıyla itlaf edilmiştir. 12 kişideki tespit edilen H5N1 vakası, Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) tarafından doğrulanmış; bunlardan çocuk olan 4 kişi ölmüştür.  

2007 yılı Şubat ayında Batman ili Gercüş ilçesinde, H5N1'in yol açtığı ve 80 kanatlı ölümüyle sonuçlanan köy tavukçuluğu Kuş gribi vakası olarak kendini göstermiştir. Enfeksiyon kaynağının, yabani türlerle temas olduğu tahmin edilmiştir. Müteakiben, toplam 18 mihrak daha Batman ve komşusu olan Diyarbakır ilinden bildirilmiştir. Veteriner teşkilatının müdahalesi anında olmuş; tazminatlı itlaf, dezenfeksiyon, hayvan hareketlerinin kısıtlanması, av yasağı ve aktif gözlem dahil olmak üzere çeşitli hastalık kontrol tedbirleri uygulanmıştır. İl Sağlık Müdürlüğü, Batman ve komşu şehirlerin yanı sıra, Gercüş ilçesinin 60 köyünün 46'sında bulunan 7.000 kişiyi taramadan geçirmiştir. Toplam 7 şüpheli vakadan numuneler alınmıştır; ancak numunelerin hiçbirinden virüs izolasyonu yapılmamış ve hastanelerde bu tarihlerde şüpheli vakaya rastlanmamıştır.  

 

 

2008 Vakaları

2008 yılında Kuş Gribi hastalığı ilk kez  Zonguldak ili, Çaycuma ilçesi, Sazköy Köyünde tespit edilmiştirHastalık avlanılan ördeklerin iç organ ve artıklarının köy tavuklara temas etmesi sonucu  bulaşmıştır. Bölgede 119 vatandaşımıza ait 560 tavuk, 20 ördek ve 2 kaz olmak üzere toplam 586 adet kanatlı tazminatlı olarak itlaf edilmiş, kireçlenerek gömülmüştür.

Ülkemizde 2008 yılı içerisinde yaşanan ikinci Kuş Gribi vakası Samsun ili 19 Mayıs ilçesi Yörükler  Beldesi Gelgeriç Mahallesinde görülmüştür.  Gelgeriç Mahallesinde 37 adet kanatlı itlaf edilerek gömülmüştür.

Üçüncü Kuş Gribi vakası Sakarya ili Kaynarca ilçesi Yeniçam Köyünde  gerçekleşmiştir. Yeniçam köyünde 506 kanatlı itlaf edilmiş, koruma bölgesinde itlaf edilen toplam kanatlı sayısı 1940 adet olmuştur.Koruma bölgesi içine giren Kocaeli İli Kandıra İlçesi Sarıgazi ve Pelitpınarı köylerinde toplam 1653 kanatlı tazminatlı olarak itlaf edilmiş.

2008 yılının dördüncü Kuş Gribi vakası Sakarya İli Karasu İlçesi Konacık Köyünde ortaya çıkmıştır. Konacık köyünde 1092 adet tavuk, 2 hindi, 25 ördek olmak üzere 1119 muhtelif kanatlı tazminatlı olarak itlaf edilmiştir.  

Aynı yılın beşinci Kuş Gribi vakası  Samsun ili  Terme ilçesi Aybeder Köyünde görülmüştür.Üzümlü Mahallesi’ nde bulunan risk altındaki 48 adet tavuk itlaf edilmiş ve hastalık söndürülmüştür.

Yine 2008 yılının altıncı Kuş Gribi vakası Sinop ili Taşmanlı mahallesinde görülmüştür. Bölgede 111 tavuk tazminatlı itlaf edilmiş ve hastalık söndürülmüştür.

Ülkemizde 2008 yılında görülen son Kuş Gribi vakası Edirne ili  İpsala ilçesi Esetçe beldesinde yaşanmıştır. Bölgede  1741 tavuk, 102 ördek, 2 hindi, 7 güvercin olmak üzere toplam 1582 kanatlı tazminatlı olarak itlaf edilmiş, hastalık söndürülmüştür.

 

 

 

 

 

Rakamsal Verilerle Türkiye’de Kuş Gribi

Ülkemizde Kuş Gribi ilk defa, 05 Ekim 2005 yılında, Balıkesir İli Manyas İlçesi Kızıksa Beldesinde tespit edilmiştir.

2006 yılı itibariyle toplam 54 il hastalıktan etkilenmiştir. 2006 yılı salgınında kanatlı itlaf tazminatı olarak yaklaşık 28.150.000 YTL, malzeme alımı ve diğer ihtiyaçlar için 3.600.000 YTL olmak üzere, toplam kamu maliyeti yaklaşık 31.750.000 YTL olmuştur.

2007 yılında toplam  2 ilde Kuş gribi vakası görülmüştür. 27.190 muhtelif kanatlı hayvan itlaf edilerek toplam 318.000 YTL tazminat ödemesi yapılmıştır.

2008 yılında görülen 5 ildeki 7 Kuş Gribi vakalarında belirlenen tazminat tutarı ise 7477 kanatlı için 46.430 YTL dir.

 

Müdahale Yöntemleri

Ülkemizde hastalık ile mücadelede erken bildirim ve hızlı müdahale esas alınmakta olup Veteriner Teşkilatı şüpheli vaka ihbarlarına en geç 2 saat içinde müdahale etmektedir. 

Hastalık şüphesi olan yerler laboratuar sonuçları beklenmeden kordon altına alınmakta, hastalığa müdahale eden Resmi Veteriner Hekimin laboratuar sonucu kesinleşmemiş dahi olsa gerekli tedbirleri alma yetkisi bulunmaktadır. 

Hastalık mücadelesini yürütmek üzere “Ulusal Hastalık Kriz Merkezi”, “Yerel Hastalık Kriz Merkezi”, “Ulusal Uzman Grubu”, “Yerel Uzman Grubu”, “Uygulama Birimi” oluşturulmuş olup bu ekipler hastalığın görülmediği zamanlarda dahi çalışmalarına devam etmektedir.

Hastalık mihraklarında 3 Km koruma ve bunu çevreleyen 7 Km gözetim bölgesi olmak üzere 10 Km çapında kısıtlı bölgeler oluşturulmakta, bu bölgelerde yapılan risk değerlendirmesi sonucuna göre değişen çapta tazminatlı itlaf yapılmaktadır.  

Kısıtlı bölgeler içerisinde sıkı karantina tedbirleri uygulanarak kanatlı hayvan hareketleri yasaklanmakta, bölgeye giren ve çıkan tüm araçlar dezenfekte edilmektedir.

Ülkemizde çıkan ilk vakadan itibaren kanatlı pazarları kapatılmış, pazar yerlerinde canlı kanatlı satışı yasaklanmıştır. Yazılı, sesli ve görsel basın aracılığıyla kamuoyuna duyurular yapılarak halk bilgilendirilmekte ve kontrol tedbirlerine uyulması konusunda uyarılmaktadır. 

Ülkemizde çıkan son hastalık vakasının söndürülmesine kadar alınan tedbirler sıkı bir şekilde uygulanmaktadır.

Ulusal Kontrol Stratejisi

 Türkiye’de Yüksek Patojenik Kuş Gribine Karşı Hazırlık ve Ulusal Kontrol Stratejisi, gelecekte kuş gribi mihraklarına karşı hazırlıklı olma ve müdahale için Türk Hükümeti’nce desteklenmek üzere, kısa, orta ve uzun vadede öncelikli eylem planları için bir yol haritası ve zaman çerçevesi sağlamaktadır.

 HPAI kontrolü için ulusal bir stratejinin geliştirilmesi ve uygulanmasının çok sayıda gerekçeleri bulunmaktadır. Bunlar :

• HPAI, hızla ve ülke ve kıtalarda geniş çapta yayılan, yüksek derecede bulaşıcı ve dinamik olarak gelişen bir hastalıktır.

• HPAI, küresel insan pandemisine neden olabilecek potansiyeli ile uluslar arası bir hastalıktır.

• HPAI, küreselleşmiş pazarın bir sonucu olarak ortaya çıkmış ve hızla yayılmıştır.

• HPAI, göçmen kuşlar tarafından uçuş yolları, dinlenme ve yuva alanları boyunca hızlı ve geniş çapta taşınabilir.

• HPAI, özellikle kırsal yoksulluk başta olmak üzere pek çok insanın geçimine darbe vurmaktadır.

• HPAI, ulusal ve uluslararası ticareti tehdit etmekte ve kanatlı hayvancılık sektörünü de risk altına sokmaktadır.

• HPAI, dünyanın birçok yerindeki yabani kanatlılarda bulunan düşük patojenik kuş gribinden (LPAI) kaynaklanmaktadır ve dolayısıyla dünyadaki bütün ülkeler beklenmedik bir şekilde enfekte olma riski altındadırlar.

• HPAI mihraklarının kontrolü tek bir ülke veya bölgeye ait kaynakların ve kapsamın ötesindedir.

• Küresel insan sağlığını ve refahını koruma, uluslararası topluluğa ait ve uluslar arası boyutta bir sorumluluktur.  

• Türkiye’deki kanatlı hayvancılık sektörü önemli bir tarım sektörüdür. 3 milyar Amerikan Doları civarındaki yıllık cirosu ile Türkiye’deki en gelişmiş tarımsal/endüstriyel sektörlerden birisidir. Bu sebeple AI tehditinin önemli ekonomik ve sosyal sonuçları vardır.

Amaç

Stratejinin temel amacı, Türkiye’deki HPAI tehdidini ve evcil kanatlı hayvanlar ile insanlar üzerindeki riskini, ilerleyen enfeksiyonları kontrolü ve bertaraf edilmesi yoluyla azaltmak olduğu gibi ayrıca, daha ileri düzeyde bulaşmayı önlemek, ulusal kanatlı hayvancılık üretim ve ticaretini istikrara kavuşturmak, kanatlıların ve kanatlı ürünlerinin ihracatını ıslah etmek, gıda güvenliği konusunda tüketici güvenini arttırmak ve özellikle kırsal alandakiler başta olmak üzere kanatlı sektöründe yer alanların geçim düzeyini iyileştirmektir.

Uygulama

Strateji üç zaman dilimi içinde uygulanacaktır: kısa vade (1-3 yıl), orta vade (4-6 yıl) ve uzun vade (7-10 yıl).

·                     Kısa vadenin hedefi, evcil kanatlıları aşılamadan, itlaf, tazminat ödemeleri, biyogüvenlik ve hareket kontrolü gibi klasik kontrol yöntemlerinin uygulanarak H5N1 tarafından enfekte olmuş köylerden daha ileriye HPAI yayılmasını önleyerek insanlar için riski azaltmaktır.

Bu, hastalık kontrolünde halkın rolünün aşağıdaki şekilde geliştirilmesi yoluyla başarılabilir:

Bilinçlendirmenin yapılması

Bilinçlendirmenin Korunması

Artan hastalık bildirimi

Bu stratejiye göre herhangi bir salgın veya pandemiye karşı hazırlıklı olma ve müdahale etme, yalnızca il düzeyinde bir sorumluluk olarak görülemez ve dolayısıyla ülkenin bu tehdide eğilmesi için tüm devlet seviyelerinde ve özel sektörler ile bütünleşmiş bir ulusal planlar sisteminin olması gerekmektedir. Bu yüzden aşağıdaki ilkeler dikkate alınmaktadır:

• Devlet, pandemi ve salgın tehdidine eğilmek için ulusal gücün tüm araçlarını kullanacaktır.

• İl ve ilçelerin, yetkileri dahilinde, herhangi bir mihrak durumunda müdahale için güvenilir hazırlık planlarının olması gerekmektedir.

• Özel sektör, herhangi bir pandemi başlamadan önce hazırlıklı olmada tamamlayıcı bir rol oynamalı ve ulusal müdahalenin bir parçası olmadır.

• Vatandaşların bireysel olarak bir kuş gribi vak’asına hazırlıklı ve kendilerinin veya aile bireylerinin hastalanmaları durumunda hastalığın yayılmasını sınırlamak için bireysel sorumluluk konusunda da eğitimli olmalıdırlar.

Bu Strateji hem hayvan hem de insan sağlığını ele almaktadır. Bu çevreleri birbirine bağlayan şartlar çok farklı olsa da stratejik ilkeler bağlantılıdır.

Stratejinin destekleri:

• Hazırlıklı olma ve İletişim: Hazırlıklı olmayı ve devletin tüm seviyelerinde toplumun kesimleri ve bireylere ait rol ve sorumluluk iletişimini temin eden faaliyetlerin üstlenilmesi.

• Gözetleme ve Tespit: Halkı korumak için mümkün olan en kısa zamanda uyarıyı garanti edecek devamlı ‘durum bilgisi’ sağlayan yerel ve uluslararası sistemler.

• Müdahale ve Muhafaza: Mihrak yayılmasını kısıtlayacak ve hastalığın sağlık, sosyal ve ekonomik etkilerini azaltacak eylemler.

Birinci destek olan Hazırlıklı olma ve İletişim; Hazırlıklı olma, gözetleme, tespit, muhafaza ve müdahale çalışmaları ile Ülke içinde ve sınırlarının ötesinde halkı korumak için ve enfeksiyonun yayılmasını kısıtlama sorumluluğunu paylaşma bilinci ile bireylere, toplumlara ve devletlere, açıkça beklentilerin iletilmesini de içeren tüm muhtelif eylemleri kapsar.

İkinci destek olan Gözetleme ve Tespit; Vak’aların erken uyarısı ve kuş gribinin yayılmasının yakın takibe alınabilme becerisi, virüs yayılımını kontrol altına alacak kaynakları hızlı bir şekilde devreye sokabilmek için elzemdir. Etkin bir gözetleme ve tespit sistemi, devletin salgını önleyecek planları harekete geçirmesini ve pandemi virüsünün Türkiye’ye ulaşmadan önce ilave gözlem sistemlerini harekete geçirmesini ve aşı tedarikinin ve aşılamanın başlatılmasını sağlar.

Üçüncü destek olan Müdahale ve Muhafaza ise; Halkı korumanın en etkili yolu hastalığın sınır ötesinde tutulmasıdır, ancak diğer taraftan herhangi bir yerdeki pandemi potansiyeli olan bir virüsün bütün dünya nüfusları için risk teşkil ettiği de kabul edilmektedir. Bu yüzden, mihrakın yayılmasını yavaşlatmak veya kısıtlamak daha gerçekçi bir sonuçtur.

 

 

 

 
English
Basın Merkezi
Forum - Anket
Sıkça Sorulan Sorular
Galeri


Avcılar
Çocuklar
Tarım Bakanlığı İl ve İlçe Müdürlükleri
Küçük Ve Orta Ölçekli İşletmeler
Köy Tavukçuluğu Yapanlar
Sağlık Görevlileri ve Veterinerler
Riskli Bölgelerde Yaşayanlar

   
Toplam Gösterilme Sayısı:35917